KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
Yakup PİR

Yer:
Hatay

Tarih:
21 Kasım 2008, Cuma
16:13

Alıntı Yap: Yakup PİR

       
Eski dostlardan biri
İşe gitmez kaçardı
Uşakların önünde ,
Daş başına çıkardı.
+     +     +
Kendi kaleye geçer,
Pür dikkatle bakardı.
Topu tutacam diye
Sağa sola uçardı.
+     +     +
Şimdi nerde o günler
Uzun soluğa düşmüş.
Grip olmuş yatıyor
Kar yağmadan üşümüş.
+     +     +
Akşama kadar evde,
Sitelere bakıyor.
İstanbul’dan yukarı
Bize nisbet yapıyor.

Yukarı          
 
Gönderen:
ahmet meral

Yer:
Diğer

Tarih:
21 Kasım 2008, Cuma
15:20

Alıntı Yap: ahmet meral

Böyle gitmez hep bu devran,    
Döner gardaş bak görürsün
Boş mangalda kül savuran,
Siner gardaş bak görürsün

Gürültüsü çoktur boşun,
Eti yenmezher cins kuşun,
Eylüldeki sular kışın
Donar gardaş bak görürsün

Öz yerine geçmez kabuk,
Ok olurmu eğri çubuk
Yalancının mumu çabuk
Söner gardaş bak görürsün

İster cık de,ister he de
Neler gördük bu dünyada
Ata binen merkebede,
Biner gardaş bak görürsün                   
Yukarı          
 
Gönderen:
a.pirdal

Yer:
Diğer

Tarih:
21 Kasım 2008, Cuma
13:22

Alıntı Yap: a.pirdal

    EĞİTİM VE KÖYLÜ

    Bu memleketin asıl sahibi ve toplumumuzun esas unsuru köylüdür. işte bu köylüdür ki, bugüne kadar bilgi nurundan mahrum bırakılmıştır. Bundan ötürü, bizim izleyeceğimiz eğitim siyasetinin temeli, evvelâ mevcut bilgisizliği ortadan kaldırmaktır. Ayrıntılara girmekten kaçınarak bu fikrimi bir kaç kelime ile açıklamak için diyebilirim ki, genel olarak bütün köylüye okumak, yazmak ve vatanını, milletini, dinini, dünyasını tanıtacak kadar coğrafî, tarihî, dinî ve ahlâkî bilgi vermek ve dört işlemi öğretmek, öğretim ve eğitim programımızın ilk hedefidir. Bu hedefe erişmek, millî eğitim tarihimizde kutsal bir aşama teşkil edecektir.
1922 (Atatürk'ün S.D.I, S. 223-224)

Yukarı          
 
Gönderen:
sevim sarıcı

Yer:
Diğer

Tarih:
21 Kasım 2008, Cuma
11:46

Alıntı Yap: sevim sarıcı

Gönül işlerine Allah ta karışmamış ama Gençlerin hayatlarının başında yapmış oldukları bir hatayı da belirtmeden geçemeyeceğim.Mesela genç mevcut ailesinin durumunu düşünmeden, göz önünde bulundurmadan özellikle üniversitede okurken bir kıza tutuluyor ve hemen akabinde evliliğe karar veriyor. Türkiye şartlarında çoğumuzun ailedeki maddi durumu malum. Genç aşık olduğu kızın aile yapısını, kızın karakterini, kendi ailesine uyum sağlayıp-sağlayamayacağını, genç kendi ailesini kurarken kafasının içinde tasarladığı aile yapısını gerçekleştirebilmesi için kızın yeterli olup olmadığını bilmeden bir maceraya atılıp, kendini ve ailesini çıkmaza sürüklüyor.

Mesela öyle kızlar var ki; hayatında hiç yokluk görmemiş. Üretmenin ne olduğunu bilmiyor. Hep hazır yemiş. Bunların üstüne üslük birde lüks hayata alışmış ve gösterişe düşkün. Genç bu yapıda ki bir kızla evlendiği zaman onun ihtiyaçlarını karşılamak için olmadık şeyler yapıyor. En basiti bankadan kredi çekip, borç batağına saplanıyor. Bu borçları ödeyemeyince de boşanma kaçınılmaz son olup, geride parçalanmış bir aile, hele de çocuk varsa sorunları yüzyıllar geçse bile bitmeyen toplumsal bir yara oluşmasına sebebiyet veriyor.
Yukarı          
 
Gönderen:
a.pirdal

Yer:
Diğer

Tarih:
21 Kasım 2008, Cuma
11:40

Alıntı Yap: a.pirdal

       Yürümenin gerçekleri:

       Ortalamada yürüdüğünüz her dakika yaşamınıza eklenen 1,5-2 dakika anlamına gelir. Bu da 1’e 2 vermesi açısından basit ama harika bir hesaptır.

       Normal yürümenin üzerine fazladan 20 dakika yürümek yılda 3 kilodan fazla vücut yağının yakılması anlamına gelir.

       Uzunca ve orta hızda yapılan günlük yürüyüşler (%60-65 maksimum kalp atışıyla 40 dakika) kilo vermek için idealdir. Daha kısa ve hızlı yapılan yürüyüşler (%75-85 maksimum kalp atışıyla 20-25 dakika) akciğer ve kalbin kondisyonunu artırmak için idealdir.
   
       Neden yürüme: Yürümenin belki de en iyi yağ yakma egzersizi olduğu bilinen bir gerçek. Yürürken kalp atışınız kolayca yağ yakma seviyesini sürdürür, yürümek eklemlerinizi zorlamaz ve sakatlanma riski sıfıra yakındır. Üstüne üstlük Harvard Tıp Okuluna göre haftada 3 saat, saatte 7-12 km hızla yürümenin kalp krizi riskini %30-40’a varan oranlarda azalttığını bildirmektedir. Tempolu olarak haftada 5 saat yürümek bu riski %50 düşürür!      

       Yürümenin kanser türlerinden bazılarının riskini azalttığı ve insüline bağlı olmayan bazı şeker hastalıklarının (diabetes mellitus) riskini de azalttığı bilinmektedir. O halde tembelliği bırakıp daha sağlıklı, daha “fit” bir kişi olmak için yürümeye başlayın.

       Doğru ayakkabı: Öncelikle doğru ayakkabı kullanın. Eski yürüme ayakkabınız veya herhangi bir spor ayakkabısı değil, özellikle yürümek için tasarlanmış ve içinde rahat ettiğiniz bir ayakkabı edinin. Yürürken zemine önce topuğunuzla basarak parmak ucuna doğru yürümeye özen gösterin. Bu yüzden ayakkabınızın tabanının, örneğin koşu ayakkabılarından farklı olarak daha esnek olması gerekir. Ayakkabı alışverişi yaparken ayaklarınızın en yorgun ve hassas olduğu akşam saatlerini tercih edin. Ayak parmaklarınızın ayakkabının içinde rahat hareket etmesi ve parmak ucunuzla ayakkabının önü arasında yaklaşık 1 cmlik bir boşluğun olması gerekir. Topuğunuzun ayakkabıdan fırlamaması ve ayakkabının ayağınızı iyi kavraması şarttır. Bağcıklarınızı bağlama şekliniz bile önemlidir: ayakkabılarınızı yeterli sıkılıkta bağlayın ama ayağınızı cendereye almayın!

       Doğru iç giyisi: Doğru iç giysiler giyin. Teri emerek vücuda temasını kesen (Angora) kumaşlar bu iş için çok uygundur. Bu kumaştan yapılmış olan iç giysiler çok şık olmalarının yanı sıra sağlıklı ve rahattır. Vücudunuz terlediği zaman kalp atışınız artar, vücut ısısı yükselir ve ter atarsınız. Bu da çok rahatsız edicidir. Doğru iç giysi rahatsızlığı en aza indirir.

       Doğru rittim: Öncelikle hedef kalp atışınızı tespit edin: 220'den yaşınızı çıkarıp 0,7 ile çarpın. Bulduğunuz rakam hedef kalp atış hızınızın alt sınırıdır. Aynı işlemi bu kez 0,9 ile çarptığınızda üst sınırınızı bulmuş olacaksınız. Yağ yakmak için yürüyüşünüz boyunca kalp atış hızınızın alt sınır olarak bulduğunuz seviyede tutulması gerekir. (Örneğin 40 yaşındaysanız… 220-40=180x0.7=dakikada 126 atış sizin alt sınırınızdır) Maksimum orana yaklaştıkça anaerobic aşamasına geçersiniz ve daha fazla kalori harcamanıza rağmen yağ yakmazsınız. Gerçekten yağ yakmak için yapılması gereken gün aşırı üst ve alt hedeflerde yürüyerek yağ-kalori yakma dengesini yakalamaktır. Bunun nedeni de anaerobic egzersizin metabolizmanızı hızlandırarak dolaylı olarak yağ yakmanıza yardımcı olmasıdır. Yağ yakmak için kalori harcamaya erken başlamayın. Şok diyetler protein ve kas kaybına neden olur, bu da metabolizmanızı yavaşlatır.

       Doğru hazırlık: Bir kalp monitörü kullanarak doğru hedeflerde yürüdüğünüzden emin olun. Bertilme veya herhangi bir zedelenmeye neden olmamak için yürüyüş yapmadan önce mutlaka en az 10 dakika ısınma ve germe hareketleri yapın. Yürümeye yavaş başlayıp hızlanın ve bitirirken yavaşlayarak bitirin. Isınma ve soğumanın vücudunuz için bir ihtiyaç olduğunu daima hatırlayın. Yürüme stilinizin doğru olmasına özen gösterin. Belinizden değil bileklerinizden öne doğru eğilin. Böylece belinize ve sırtınıza yüklenmemiş olursunuz. Yürümeye başlayın ve kararlı olun.

Sağlıklı olma yolunda her adımın kıymetini bilin.

htt://www.angoplus.com
Yukarı          
 
Gönderen:
Mustafa YILMAZ

Yer:
Kocaeli

Tarih:
21 Kasım 2008, Cuma
11:00

Alıntı Yap: Mustafa YILMAZ

               YÜRÜMEK...
yürümek;
yürümeyenleri arkasında boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
karanlığın gözüne bakarak yürümek...
yürümek;
dost omuz başlarını omuzların yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek...
yürümek;
yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek...
yürümek;
yürekten gülerekten yürümek...
                                                  Nazım HİKMET
Yukarı          
 
Gönderen:
sevim sarıcı

Yer:
Diğer

Tarih:
21 Kasım 2008, Cuma
10:28

Alıntı Yap: sevim sarıcı

Doğu Karadeniz Bölgesinde doğup büyüyen, burada yetişen her şeyiyle bölgenin karakteristik yapısına   uyum sağlayan bölge kadınlarımızdan biraz bahsetmek istiyorum.

Bölgemiz arazi yapısı çok engebeli, sarp, iklim olarak her türlü tarıma elverişli fakat engebeden dolayı ancak fındık,çay, meyve vb.gibi ağaççıl ürünler yetiştirilebilmekte, yine bölgemizin arazi yapısından dolayı hayvancılık büyük hayvan çiftlikleri şeklinde değil, her aile ahırında 2 inek yada tek inek bakmasıyla sınırlıdır.

Bölgemizde aileler özellikle kız çocuklarını yetiştirirken çok titiz davranmakta, kız çocuğu; ileriki hayatında karşılaşabileceği her türlü zorluğu göğüsleyebilecek kapasite ve güçte yetiştirmektedirler.    

Mesela bizim kadınımız hiçbir zaman erkek çalışsın ben yiyim deme bencilliğine sahip olmamıştır. Hep veren, üreten, elindekiyle yetinen, mevcut ailenin gelirini çok iyi yöneten, kendisi şehirde oturuyorsa ve burada işçi yada memursa izinlerini şehirdeki ihtiyaçlarını karşılamak için köyde değerlendiren, köyde yaşıyorsa köydeki hayatın şartlarını, şehirde yaşıyorsa şehirdeki hayatın şartlarını hiç acemilik çekmeden çok iyi yerine getiren, hem köyde hem şehirdeki bütün işleri büyük bir ustalıkla yapabilen, kısaca eğerede- semerede gelebilen bir yapıya sahiptir.
Yukarı          
 
Gönderen:
Yakup PİR

Yer:
Hatay

Tarih:
20 Kasım 2008, Perşembe
16:23

Alıntı Yap: Yakup PİR

DAVET

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
                             bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
                             bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
                             bu davet bizim...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
                             bu hasret bizim...
                                               NAZIM HİKMET

Şiirlerin kafiyeleri değil ,neyi nasıl anlattıkları önemlidir.
Yukarı          
 
Gönderen:
CEVDET GÜNÇALDI

Yer:
İstanbul

Tarih:
19 Kasım 2008, Çarşamba
21:05

Alıntı Yap: CEVDET GÜNÇALDI

             YAVRU GOCAMANA
HEBEN SIRTINDA
ARAR DURURSUN
BULAMAYINCA
BİZE SALDURURSUN
****************
BOŞUNA UĞRAŞMA
BİZDE BULAMASUN
DEMEDİN DEME
GEÇ KALMUŞSUN
**************
Yukarı          
 
Gönderen:
Yakup PİR

Yer:
Hatay

Tarih:
19 Kasım 2008, Çarşamba
13:38

Alıntı Yap: Yakup PİR

   Ortalıkta kazak geçinip,ona buna kılıbık diyenler genellikle evde son sözü söyleyenlerdir.O sözde genellikle
“Nasıl istersen karıcım.
    Tamam karıcım.
    Sen daha iyisini bilirsin karıcım .
    Harçlığım bitti karıcım.
    Bulaşıkları bitirdim karıcım.” olur.

    Tabi bunlar işin şakası , karşılıklı sevgi saygı olsunda adımız ister kılıbık olsun , isterse kazak.

    Konuşsana DAYI
Yukarı          
 

Toplam Kayıt Sayısı: 3154 Toplam Sayfa Sayısı: 316
1. 2. 3. 4. 5. . . . 314. 315. 316. [»] [»»] 
<
© 2007 Catalagackoyu.com ziyaretçi defteri tüm hakları saklıdır