GİRESUN/DOĞANKENT/ŞADI KÖYÜ



Corner left
Corner right

EFSANE

Okunma Sayısı:13062


YAZARLAR - Yakup PİR
Eklenme Tarihi:2016-10-13 15:08:37


Yakup PİR

 

Çıkar Tepeçayır'a,Bakacak'a, Konakkıranı'na etrafı süzerdi. Yüzlerce gözle bakar, bir çift gözle görürdü tepeden dereye, uzak yaylalara kadar. Yüzlerce yürekle yaşar, tek yürekle severdi. En güzel horonu o oynar, en güzel türküyü yine o söylerdi. Çıkrık Kıranı'nda çıkrık, Çelikdüzü'nde çelik, çıkar Güvende'ye cirit oynardı.

O da bilirdi dünya buralardan ibaret değildi. O da dinlemişti dedelerinden Tanrı Dağları'nı,Horasan'ı, Ama burası onun yurduydu artık, sorumluluğuydu. O yiğit, o lider, o evliyalar yurdunda evliya torunu, o dağların efendisi, o bir efsaneydi..

Şadı son durak sanırdı düşman Keldaş'tan çıkana kadar. Düşman büyüktü, düşman güçlü. Elinde kanası, keleşi ardında dağdevireni. Gelir ayakta olan herşeyi devire devire. Dökülür efsanenin kolu, kanadı cami kapılarına, hendek diplerine, mazu sofalarına. Karşı koyamaz barut tabancasıyla. Ağır yaralıdır efsane, dağlanmıştır yüreği.

Göğsünün üstüne yakar düşman ateşini. Sağa döner sol eline, sola döner sağ eline ateş eder. İnancına küfrünü göstermek için camisine kurşun yağdırır. Efsane döner sürüne sürüne. Ordu'da, Terme'de atar can havliyle kalbinden kopanları.  Gittikçe yaraları daha da azar. Yabancıdır buralar gurbettir. Canı dağları ister. Dağlardır onun gücü, dönmek zorundadır. İhtiyacı vardır ona  dua okunacak evliyaların, ağaçların, cansız taşların bile…

Alır yırtık çeketini döner geriye. Yolda tekmeleri yiye yiye. Dilendiği darıları elinden vere vere... Bir gün beş gün derken uzar Pirali Kıranı'ndan. Bir sevinç alır Keldaş'tan aşağısını. Uzanır efsane Şadı'nın kucağına. Yakından uzaktan gelir dostları. Kimi el kol olur. Kimi göz, ciğer, yürek olur. Yaralarına merhem, yama olur. Efsane yeniden canlanır. Kalkar ayağa ki eskisinden daha da güçlü.

Şimdiki doktorlar sevine dursun, yüzyıl önce bu topraklarda yapılmıştı en başarılı el, kol, göz, kalp nakli.

Yine eskisi gibi çarşıya pazara iner. Yine etrafı sarılır, fikri sorulur. Herkes dost akraba olmak ister. Yine çıkar  topurlu çimenlere... Yine başlar eskiden kalan oyunlarını oynamaya. Tam alışmıştır ki olanları unutup yeni düzenine, başka bir illet yapışır bu sefer yakasına. Bu öyle bir illettir ki asla kurtulamayacaktır ondan. Kendisinin sebep olmadığı kendisinin yaratmadığı fakirliktir bu...

Önce hardaması alınır elinden çinko verilir. Parası taksitlendirilerek borca alıştırılır. Cablamanın yerine tel, çivi verilir. Kazma kürekle yol yaptırılır.Türkü söyleyerek gittiği yolları navrun ödeyerek gitmeye mahkum edilir. Her yıl koyunlarından bir kısmını satarak karşılar bunları. Ancak harcama kalemleri o kadar çoğalır ki tüm hayvanlarını satsa da karşılayamaz giderlerini.

Bir kez daha düşer yollara.

Dağı taşı yeniden bir hüzün sarar.

Gala el sallar. Çeşmelerin göz yaşları kurur ağlamaktan.

Efsane bu kez dönmez, Efsane bu kez dönemez.

Yağmur duaları okuyup kurbanlar adadığı evliyaları orman içinde, kendi ise büyük kentlerin varoşlarındaki insan yığınları arasında kaybolup gider.

Eklenme Tarihi: 13-10-2016

Bu sitede yayınlanan yazıların tümünün yayın hakkı www.sadikoyu.com'a aittir.

Yazarın diğer yazılarını görmek için seçin.

HENÜZ YAPILMIŞ YORUM YOK

 

                                                             YORUM EKLE

MESAJINIZ(Max 3000 karekter)



  



Editör
Abdullah Öner MERAL
Ekrem Ünlü
Çakır AYŞA
Sinan GÜVENDİ
Emine GÜVENDİ TEKİN
Yakup PİR

TÜM YAZARLARI GÖR



      REKLAM

www.guvendigayrimenkul.com

          0 532 255 67 15                                



proje3

      ŞADI MENÜ



         ZİYARETÇİLER

Aktif Ziyaretçi 5
Dün Tekil 507
Bugün Tekil 120
Toplam Tekil 1077106