www.catalagackoyu.com

RÖPORTAJLAR

Editör: Sn. Hüseyin GÜVENDİ

Hüseyin GÜVENDİ

Bursa İl Daimi Encümeni

h.guvendi@hotmail.com

Biz  www.catalagackoyu.com  ailesi olarak yüzyıllardır birlikte yaşayan ve akraba olan atalarımızın bizlere bıraktığı köyümüzün değerlerine sahip çıkmak, insanlarımız arasındaki bağların daha da güçlenmesini sağlamak, acılarımızı ve sevinçlerimizi paylaşmak, sivil toplum anlamında bir güç oluşturmak ve konjonktürel olarak yok olmaya yüz tutmuş köyümüzün ömrünü elden geldiğince uzatmaya çalışmak amacıyla bir çalışma içine girdik. İnsanımızın geçmişine, geleceğine ve değerlerine bu sitede sahip çıkması bizleri mutlu ediyor. Bu anlamda köyümüzden siyaset içinde yer alan tek kişi olarak sizinle bir söyleşi yapmak istedik. Çanak soruya yer vermiyoruz. Biraz eleştireceğiz, biraz serzenişte bulunacağız, biraz da düşüncelerinizden faydalanacağız. Kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.     

E: Öncelikle Hüseyin Güvendi'yi tanımak isteriz. Hüseyin Güvendi'yi bize kısaca anlatabilir misiniz?

Hüseyin GÜVENDİ: 1955 Çatalağaç Doğumluyum. İlkokulu Çatalağaç’ta, Ortaokulu Doğanken’te bitirdim. 1975 yılında Giresun Ticaret Lisesini bitirdim. 1975-1976 öğretim yılında Günyüzü-üçtaş İlköğretim okulunda vekil öğretmenlik yaptım. 1976-1977 öğretim yılında Yerlice ilkokulunda vekil öğretmenlik yaptım. Bir yandan da açık yüksek öğretimde; Turizm Yüksek öğretmen okulunda okuyordum. 2. sınıfta iken 1978 yılında askerlik dolayısı ile ayrıldım. 1979-1980 öğretim yılında Çatalağaç ilkokulunda vekil öğretmenlik yaptım. 1980 Ekim ayında Bursa’da kurulu İpsan Tekstil AŞ fabrikasında memur olarak işe başladım. 18 Yıl içinde çeşitli idari kademelerde görev yaptıktan sonra; Türkün Grubunda bulunan ME_GA Tekstil fabrikasında idari görevlere geçtim. 1999 seçimlerinde Bursa il Genel meclisi üyeliğine seçildim. 2004 yılında Tekrar seçilerek, İl Genel meclisinde birçok yatırımcı komisyonda görev aldım. Şu an il daimi encümenliği görevini 1 yıldan beri yürütüyorum. Görevim bu ay sonu bitecek. Yeni görevlere başlayacağım.

E: Yıllardır Bursa'da yaşıyorsunuz, yani bölgeye hakimsiniz. Buradaki çatalağaçlı sayısı da oldukça fazla. Bursadaki Çatalağaçlıları bir araya getirme konusunda yaptığınız çalışmalar var mı?

HG: Bursa’daki Çatalağaçlılarla ilgili bazı girişimler yaptık ama başarılı olamadık. Burada olmalarının sebebiyim ama örgütlenme anlamında genelde yaşanan sıkıntılar burada da nüksetti. Bu anlamda başaramadık. Örgütlenme anlamın da bir şeyler yapamadıksa da birlikte hareket etme kabiliyetimiz var diyebilirim.

E: Bursa'daki Giresunlular Derneğinde aktif olarak faaliyet gösteriyorsunuz, buradaki Giresunluların birlikteliği ve dayanışmasını nasıl buluyorsunuz.

HG: Evet, Bursa’da Giresunlular 1989 yılına kadar cemaat şeklinde iken bugün İstanbul’da yayınlanan Gurbetçi Giresun Dergisi’ni arkadaşlarımızla biz çıkardık. O dergi sayesinde gurbetteki Giresunlular örgütlenmeye başladı. Daha sonra İstanbul’da Remzi beye devir ederek derneğimizi 1981 yılında kurduk. O günden bu güne ben hep içinde oldum. 1999-2001 yıllarında 2 yıl başkanlığını yaptım. O tarihte İl genel Meclisine seçilince kendi isteğimle görevi arkadaşlarıma devrettim. Şu anda da halen başkan yardımcısıyım.

Burada birlikteliğe en çok emeği geçenlerden birisi olarak kendimi ve derneği başarılı buluyorum. Bu dernek aracılığı ile hemşerilerimizin sivil toplum kuruluşlarında, siyasette, ticarette yer almaları  konusunda başarıları var. Hatta bugün Karadeniz’deki  festivalleri Bursa’dan giderek 1983 yılında Kümbet, Kara ovacık, Kazıkbeli yaylalarında dernek olarak bizzat oralara giderek bizler başlattık.

Bursa ayağında geldiğimiz noktada ise; bir hemşerimiz milletvekili, bir belediye başkanı; 2 kişi İl Genel Meclisi ve 20 kişi belediye meclis üyeliğine seçildiler. Hemşerilerimizin her türlü sıkıntılarına çare olmada bir sıkıntımız yok.

Şu anda Bursa’da Osman Ağa Kültür Merkezi yapma çalışmalarımız var. Arsasını almış durumdayız. İçinde her türlü ihtiyaca cevap verilecek şekilde planlıyoruz. Örneğin, yurt ve ilçe derneklerimize yer yapma dahil olmak kaydı ile

E: Karadeniz dernekleri genellikle kumar oynatılan ya da lokalleri kahvehaneden ileriye gidemeyen dernekler olarak kalıyor. Bu derneklerin kültürel anlamda hizmet veren, üreten, her şeyden önce bir sivil toplum örgütü olarak çalışması için neler yapılmalı? Bu konuda sizin ya da sizin gibi siyasetle uğraşan insanlarımızın çabaları yeterli mi?

HG:Dernekleri kahvecilikten kurtarmanın yolu bizim yapacağımız kültür merkezinden geçer. Bunun içinde finasman gerekir. Eğer siz sanata dönük eğitimler verebilirseniz, spora yönelebilirseniz. Üye eşlerini de derneğe üye yapabilirseniz, devamlılık sağlayıp, kumardan belki arındırabilirsiniz. Bizim dernekte su an oynanmıyor. Biz orayı buluşup, sorunlarımızı konuştuğumuz mekan haline getirdik.

E: Derneklere öncülük eden birçok insan ya siyasi yandaş toplama ya da (esnaf ise) müşteri toplama amacı güdüyor. Bu düşünce insanları dernekçilikten ve birliktelikten uzaklaştırıyor. Sizce bu çıkmaz nasıl aşılır?

HG:Dernek yönetimi hali ile yörede bulunan bir çok siyasi ile tanışmak zorunda. Bu esnafta olabilir. Başkaları olabilir. Bu avantajı üyelerinize, temsil ettiğiniz kesimlere hizmet anlamında objektif  kullanabilirseniz kimse güveni yitirmez. Tersi felakettir. Önce insanlar birbirlerine güvenmeli, idareciler yapacağı tüm faaliyetleri üyelerin bilgisi dahilinde yapmalı, gerekirse genel kurula gidip oradan yetki almalı. Dernek başkanları görüşmeleri ve bazı işleri tek başına yapmak yerine mutlaka aleni ve açık  yapmalı. Yöneticilere bu benim bir tavsiyem olsun. Yönetimde kararı alınmamış, tartışılmamış bir şeyin birebir ya da dışarıda konuşulması güvensizlik doğurur. Bir de dernek üyelerini sadece aidat ödeyen altın yumurtlayan tavuk gibi algılamamaları gerekir. Onlara sorumluluklar vererek; yaptıkları hayırlı işlerden haz alma fırsatını vermeleri yöneticiler bu başardıkları taktirde bu sorun ortadan kalkar.

E: Gurbeti kendinize yurt edinmiş bir Çatalağaçlı olarak Çatalagaç'ın geleceği hakkında bir fikir yürütebiliyor musunuz? Daha doğrusu Çatalağaç'ta bir gelecek var mı? Ya da köyümüz bir değer olarak nasıl yaşatılır?

Çatalağaç köyü Karadeniz'in genel özelliği itibarı ile dağınık yerleşime sahip bir köy. Mesala derinderelilerle fırışlıklılar ya harşıtta görüşüyorlar  ya da yaylada görüşüyorlar. Öyle ki köyde olup da 1 yıl boyunca birbirini görmeyen insanlarımız var. Bu dağınık yapılaşma bir araya toplanabilir mi? Yani köyü birbirine uzak 5 mahalleden değil de bir mahalleden ya da birbirine yakın 2 mahalleden oluşan bir köy haline getirebilme şansımız var mı?

HG:Sosyal sorunlar, alt yapı, ulaşım ve ekonomi hepsi var. Ulaşım kısmen halledilebilir. Bu yönde çalışmalar sürüyor. Ekonomi için kırsal kalkınma programı uygulanmalı ve buna devlet katkısı şart. Burada var olan kooperatif aktif hale getirilmeli, başta hayvancılık, kültür balıkçılığı özendirilmeli ve alternatif ürün desteği sağlanmalı, orman ve maden ürünlerini de avantaja çevirmenin yolları mutlaka bulunmalı. Ama en önemlisi kooperatifin yeniden yapılandırılması gerekiyor. Bunun için gurbette ve köydeki gençlerimize önemli görevler düşüyor. Meseleye sahip çıkmaları gerekir. Bu arada bizlere düşeni bizlerde yapmalıyız. Sosyal sorunlar için bu sitenin önemi bence çok iyi anlaşılmalı Herkes yardımcı olmalı. Öncelikle zaman zaman konuşulan bir köy günü hemen acilen yapılmalı ve o günde tüm gurbettekiler köye gelmeli. Önce bir tanışma ve kaynaşma gerçekleştirilmeli. Geleneksel hale getirebilirsek bu konu gelişerek çözüme adım adım yaklaşılır. Köyün yolu devam ediyor, yetersiz ama su şebekesi yapıldı. 4 mahalleden oluşan köye hizmet ettirmek çok kolay değil. Bizim köye yapılan su şebekesinin maliyetine biz Bursa’da 10 tane köyün suyunu hallediyoruz. O yüzden köyün Toplulaşması gerekiyor. Bu nasıl olabilir. Sinan Bey de bahsetmiş fırışlık, sona kıranı orta köyü de içine alan bir yerde toplanmalı. Derindere kısmen revize edilip dağınıklıktan kurtulmalı. İmkan varsa tamamı bir yerde olursa daha iyi olur. Bu çalışma ütopik gelebilir ama çalışmalar şimdiden yapılmalı. Eğer bu olmuyorsa şimdiki halinden öte birşey yapmak çok zor ve geleceği de yok bence de. Şu anki konumu köy değil mezra. Bu durumu hep beraber aşmalıyız. İşin siyasi boyutunu da kendime alıyorum.

E: Çatalağaç'ın insanlarını incelediğimizde genel olarak çoğu memur, ya da işçi durumunda. Çatalağaç'ta işveren  olmamasındaki temel sorun sizce nedir?

HG: Bizim köylüler genelde memurluğu seçerler. Devlet garantisi olmayan işlere girmezler. Risk almayız. Özel sektörde bile çalışmak bizimkiler için risk oluyor. Tavsiyem Bundan sonra ki kuşağın özel sektörde çalışıp girişimci ruh kazanmaları. Benim siyasete girmem bile özel sektör de deneyim kazanmamdandır.

E: Köy muhtarımız Necati Tekin'le yaptığımız röportajda köyün orman kenarı köyü olduğunu söyledi. Şu anda gündemde olan hükümetin yürüttüğü kadastro çalışmaları var. Muhtar, kadastro geçmesine itiraz ettiklerini ama bunun da bize fazla bir zaman kazandırmayacağını söylüyor. Kadastro eski haritalarda yapıldığından köyden kadastro geçmesi halinde birçok insanın evi ve bahçeleri orman sayılacak kısacası köylülerimiz kadastro geçmesi durumunda mağdur olacak. Hükümette olan bir siyasi partinin temsilcisi olarak sizin bu konuda bir çalışmanız var mı? Daha doğrusu köylülerimizin mağduriyetini önleme anlamında sizin bir katkınız olabilecek mi?

HG: Kadastro çalışmalarına gelince; muhtarın kaygıları haklı bazı yer kayıpları olabilir ama bazı kazanımlarda olabilir.1937 yılı beyanlarına göre yazılımlar olacak ve o yıl yapılan orman haritalarına göre tesciller olacak. Ama bu çalışmanın da artık yapılması lazım. Uygulaması yapılan yerlerde şu anda yaşanmış nizalar var. Mağduriyetler var. Bunlar TBMM’ye aktarıldı. Müspet yönde düzeltmeler oluyor olacakta. Bu arada Bizim köyle ilgili çıkacak nizaları ve eksiklikleri siyaseten ilgili yerlere taşımanın sözünü verebilirim.

E: Burada Giresun ile ilgili hazırladığımız sorular var. Bunları sıralarsak;

1. Giresun'la ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğinizi, zaman zamanda Giresun Valisi, Doğankent Belediye başkanı ve aynı partili olduğunuz Giresun Milletvekilleri ile bir araya geldiğinizi biliyoruz. Giresun'un siyasetçileri (partiniz) Giresun'un geleceği hakkında bir program ortaya koyabiliyorlar mı?

Giresun Türkiye'nin en çok göç veren illerinden biri.  Giresun'un coğrafi yapısı büyük sanayi yatırımları yapmaya pek elverişli değil. Bu göçü nasıl durduracağız. Bu konuda sizin veya partinizin projeleri var mı?

Yöremizin metropollere uzaklığı,  hareket kabiliyeti, turizm ve iki vilayetin (Giresun-Ordu) birbirine çok yakın olması açısından hava alanı elzem bir ihtiyaç haline gelmiştir. Giresunspor deplasmanlara giderken 2 saatlik Trabzon havaalanını kullanmaktadır. Bu arada şunuda belirtelim ki Giresun Lig A ya çıkarken Bursa'daki çalışmalarınız için size teşekkür etmemek olmaz.

Yani nereden baksanız tüm yollar havaalanına çıkmaktadır. Bu konuya partinizin öncelik vermesine rağmen hala bir hareket yoktur. Yapılacağı konusunda bir umut taşıyor musunuz, ya da bizim bilmediğimiz bir gelişme var mı?  

2. Karadeniz'de turizm her geçen gün gelişiyor. Fakat hala Giresun'da 5 yıldızlı bir otel yok. Bu konuda ne düşünüyorsunuz. 

HG:İktidar partisinin mensubu olarak memleketimle ilgili görüş ve düşüncemi oradaki genel ve yerel siyasilerle zaman zaman görüşüyorum. Belediye Başkanı Akrabam, vekillerin bazılarını önceden tanırım. Bu nedenle zaman zaman görüşüyoruz. Kara yolu sorunu çözüldü. Üniversite açıldı. Organize sanayi bölgesi kuruldu. Bunlar bizim dönemimizde yapılanlar. Şimdi 2 önemli proje var. Birincisi hava alanı; bu konuyu gündemde tutmaya devam ediyoruz. Fizibilitesi bitti gibi. Konuyu millet vekilimiz Nurettin bey üstlendi. Yakın bir tarihte bu konu ile ilgili gelişmeler olacak. İkincisi, turizm yatırımları. Yaylalarda  gerekli düzenlemeler yapılmalı. Koçkaya’daki yatırımlara işlerlik kazandırılıyor. Sayın valimizle yaptığımız görüşmede yakında biteceğini söyledi. Hatta bizi de oraya şimdiden davet eti. Önümüzdeki yıllarda turizm yatırımları o bölgenin geneline yaygın hale getirilecek. Fındığa alternatif ürün kivi yetiştiriciliğine hükümet önemli kaynak aktaracak. Başta pazar sorunu olmak üzere.

Tirebolu-Kürtün yolu bitirildi ve açılışı da resmen yapıldı. Her nedense bazıları açılışı bile yapılmadı gibi söylemlerde bulunuyor. İyice araştırma yapmalarını öneririm. Yolun bakımı gereken hallerde yapılıyor. Genişlemesine gelince çok maliyetli bir iş bir sürü kamulaştırma maliyeti gerekiyor. Havaalanı ve Giresun limanı işler hale gelince kendiliğinden çözümlenebilir. Gündemde ama şu an ayrılmış bir ödeneği olduğunu sanmıyorum. Giresun’a yatırımlar arttıkça otel sorunu kendiliğinden çözülür. Otel yapma işi özel müteşebbis işi. Karlı göründüğü anda mutlaka yaparlar.

E: Giresun Üniversitesi ve geleceği konusunda ne düşünüyorsunuz bu konuda yaptığınız (parti olarak) bir çalışma var mı? Giresunlular ya da özelde köylülerimiz bu konuda nasıl bir çalışma yapmalı?

HG: Üniversite ile ilgili eksikliklerin olduğunu giderme istikametinde ora da ki yetkililerin mücadele ettiğini biliyorum. Benin üniversite ile ilgili gündeme alma dışında bir çalışmam yok. Ben birazda orada siyaset yapmıyorum belki ondan. Ben görev icabı Bursa ile ilgiliyim. Bilindik sorunlar varsa bunun aşılması yönünde girişimler yapabilirim.

E: Siyasetçi kimliğiniz dolayısıyla daha çok siyaset ağırlıklı sorularla sizi yorduğumuzun farkındayız. Son soruyu yine çatalağaç için ayırdık. Catalagackoyu.com'u kurduktan sonra yaptığımız araştırmalar, konuştuğumuz fikrini aldığımız insanlarımızın bir şikayetleri dikkatimizi çekti. Çatalağaç'ın elit diye tabir ettiğimiz okumuş, belirli aşamaları geçmiş, hani köy tabiri ile mürekkep yalamış insanları var. İsim vermek istemiyorum ama bu insanlar Ankara'da, İstanbul'da, Bursa'da, Giresun'da ve diğer yerlerde belli zaten. Çatalağaçta iyi bir oluşum olacaksa bu yetkin kişilerin gayretlerinin daha da birleştirici olacağını düşünüyorum. Sanıyorum ki bu isimlerle yaklaşık aynı yaş grubundasınız. Hiç bu insanlarla bir araya gelerek Çatalağaçla ilgili ne yapılabiliri tartışma, bu konuda birlikte bir şeyler üretme ihtiyacını hissettiniz mi? 

HG: Beni yormadınız. Aksine sorularınızdan keyif aldım. Birçok sorular benim sorumluluk alanımda değil Çünkü ben Bursa il Genel meclisindeyim. Bursa ile ilgili olsaydı, çalışmalarımdan bahsedebilirdim. Giresun ile ilgili biz sadece gündem oluşturup ricacı olabiliyoruz. Uygulama sahasında olsam çok farklı işler orası için ortaya çıkabilirdi.

Bu Röportaj için sana ayrıca teşekkür ederim. Tabi Okuyucularına da. Çatalağaçla ilgili çalışmalar ve yapılanlar derken; benim yaş gurubu ile bizden öncekiler sayesinde köy mevcudiyetini koruyor. Köyün geçmiş muhtarları ve sizin tabirinizle elit kişileri o günkü imkânlar ile bu yapıya getirebildiler. Bu gün bizim köyde devletçe yapılacak hizmetler yapıldı ise mevcut muhtarla geçmişte muhtarlık yapanlar ve o bahsettiğiniz arkadaşlar sayesindedir. Şimdi yol, su elektrik, telefon gibi temel sorunlar aşılmış ise bunlar, biz ve bizden önceki kuşakların başarısıdır. Asıl şimdi bundan sonra yapılması gerekli işler var onları sıraladım yukarıda. Şu an ki gençliğin bu temeller üzerine neler yapacağını konuşuyoruz. Ben iktidar partisi mensubu olan, sizlerinde Bursa’daki gururunuz olan ağbinizim. Bana ve partime düşen bir görev olursa ben her türlü göreve hazırım. Yani Şunu yapalım noktasına gelmemiz lazım.

E: Zaman ayırdığınız ve sorularımıza samimiyetle cevap verdiğiniz için www.catalagackoyu.com ailesi olarak size çok teşekkür ediyor, bundan sonraki çalışmalarınızda ve özel hayatınızda başarılar diliyoruz.

Zaman fukarasıyım ama bunun sizler ve köylüm söz konusu olduğunda hiçbir önemi olamaz. Her zaman önceliğimsiniz. İlginize çok teşekkür eder, sizlere başarılar dilerim. İyi ki varsınız. Sizlerle Giresun için ve de köyümüz için çok şeyler başaracağımıza yürekten inanıyorum. Yeter ki şu anda ki geçliğimiz sorunlarımıza sahip çıkarak birliktelik sağlasınlar.Geçmişe değil zamana takılsınlar. Yani önceki kuşaklar hangi imkânlarla neler yapmış şimdi biz hangi şartlarda hangi imkanları kullanarak neleri yapmalıyızı ortaya koyabilelim. Hedefi beraber seçelim hep beraber oraya atış yapalım. Herkese buradan saygı ve sevgilerimi sunar, sağlık ve mutlular dilerim.